YENİDEN YAZILMIŞ BAŞLIK: Tedesco'nun Oyun Kitabını Çözümlemek Tedesco'nun taktiklerini çözmek, Spinoza'nın felsefesine aşina olmaktan bile zor bir iştir. Geçmiş performanslara, yani D. Zagreb, Göztepe ve Kasımpaşa karşılaşmalarına baktığımızda, Tedesco’nun kadro seçimlerinde, oyuncu değişimlerinde ve bu değişimlerin zamanlamalarında sıklıkla hata yaptığını görebiliriz.
Özellikle, Nottingham karşılaşmasıyla Antalya maçını aynı ölçekle değerlendirip, Guendouzi'yi stoper olarak kullanması, bir futbol stratejisti için oldukça dikkat çekici bir hamle oldu. Levent'in sol kanatta yer almasının eleştirilmesi de haksız sayılmaz. Yiğit Efe'nin pozisyon anlamında eksiklikleri olduğunu ve ikinci hamlede zayıf kaldığını görebiliyoruz.
Bu durumda, Osterwolde ve Mert'ibir araya getirememiş olması da aklımızda soru işaretleri bırakıyor. Ayrıca, Kante'nin fiziksel olarak zorlandığı bir dönemde, İngiltere'de cezalı olduğu için dinlenmiş olan Fred'igöz ardı etmesi, ciddi bir soru işareti. Fenerbahçe'nin ilk yarıda üç net pozisyon bulmasına rağmen bunları değerlendirememesi ve ikinci yarıya aynı kadroyla başlaması kabul edilemez.
Tedesco'nun bu durumdan memnun gibi görünmesi şüphesiz ki enteresan. Bir gol atma ihtiyacınız olduğunda Kerem'içıkarıp yerine Nene'yi almanın mantığını çözümlemek de kolay değil. Bunu Nene'nin son dakikalarda direğe çarpan topu için söylemiyorum.
Gol atma ihtiyacınız varken ve sahada tek hücumcu Cheriff kalıyorken, Kerem'in oyundan çıkmaması gerekirdi. Son dakikalarda Brown ve Musaba'yı oyuna dahil etmek de ayrı bir komediydi. Tüm bu durumları değerlendirdiğimizde, yanlış bir sarmal içinde olduğumuzu görüyoruz.
Tedesco'nun rahatsızlığı nedeniyle Zeki Murat Göle'nin yönetimindeki maç sonrası açıklamalarını es geçiyorum. Ancak, Fenerbahçe'nin teknik tarafının bu kadar acemice yönetildiğinin açıktan itiraf edilmesi, tüm bu durumun üstüne tuz biber oldu. Bu kadar hata içinde doğru bir sonuca varılabilir mi?
Haliyle bu zor bir durum. Ancak, bu sezonun bize öğrettiği bir şey varsa, oda hiçbir şeyin imkansız olmadığıdır. Sadettin Saran yönetimindeki "yönetim" sorunlarının belirginleşmeye başladığını düşünüyorum.
Özellikle Tedesco ve Devin Özek'in yönetim ve yönlendirmelerinde yaşanan eksiklikler, kriz anlarının da etkin bir şekilde yönetilememesi aşikâr. Saha içinde kalmak ve gereksiz tartışmalara girmemek elbette doğru. Ancak, iki haftada iki penaltınız göz ardı edilmişken, sessiz kalmak da doğru bir yönetim anlayışı değil.
Etrafı karıştırmak gerektiğini söylemiyorum. Ama Federasyon başkanı ve MHK başkanıyla görüşüp, hem pozisyonları hem de hakem ve VAR atamalarını tartışmak erken olmalıydı. Mali konulara girmeyeceğim.
Ancak, orada da sıkıntılar olduğunu duymaktayız. Ekonomi konusunda uzman değilim ve yanıltıcı bir yorum yapmak istemem. Ancak, yönetim hatalarının en büyüklerinden biri olan devre arası transfer dönemine değinmek isterim.
Guendouzi'yi kadroya kattıktan sonra, 42 milyon euroluk bir yatırımı 35 yaşındaki Kante'ye yapmak, stoper konusunda takviye getirmemek ve en önemlisi Lookman'da takılıp, Nesyri ve Duran'ıkaybettikten sonra birinci santraforu olmaması, ciddi bir acemilik örneği oldu. Hiç kimse "Ama Cheriff var" demesin!
Sadece yirmi profesyonel maç geçmişi olan bu "ham" oyuncuya 4+18 milyon euroluk bir yatırım, ara transfer döneminin işi değildir. Belirli bir söz aklıma geldi: "Kaptanı usta olmayan gemiye, her rüzgâr kötüdür. " Sadettin Saran yönetimi ya ustalığını sahaya yansıtacak ya da elinin altındaki şampiyonluğu acemilik bedeli olarak kaçıracak.
Sonuç olarak, bu sezonun bize hala çok şey öğreteceği aşikâr. Tedesco ve yönetim kurulunun hatalarından ders çıkarıp doğru yönde adımlar atacağını umuyoruz. Ovakit belki de tüm bu karmaşanın içinden doğru bir sonuç çıkarabiliriz.
⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için t... ⚽